12.12.06

Ankara


Uzun süredir gitmediğim Ankara'ya geçen haftasonu gitme şansım oldu. Önce sadece tiyatro ve seminer için olan 2 günlük gitme planı; Ankara'da işimin çıkması nedeniyle biraz da sürpriz bir şekilde 6 güne çıktı. Pazar günü sabahı kargalarla birlikte kalktıktan sonra, Ankara otobüsüne attım kendimi. Yaklaşık 6 saatlik bir yolculuktan sonra, AŞTİ'ye vardım. Yıllardır konuştuğum ama henüz şahsen tanışmadığım Nurşen beni karşılayacaktı. İndikten sonra yerimi mesajla yazdım ona. O da bana "Seni nasıl tanıyacağım" diye bir mesaj attı. :-)

Nurşen fotoğraflarından ve konuşmalarından pek farklı değil. Yani sevimli, neşeli ve sıcak bir insan. Onu şahsen de tanıma şansını yakaladığım için çok mutlu oldum. Ben Ankara'da bir hafta kalacak olduğum için, yanımda ekstradan eşya bulunuyordu. Önce bir şeyler yemek üzere, AnkaMall'a gittik. Orada da eşyalarımı napacağımızı konuştuk. Kararsızlığım ile Nurşen'i biraz deli ettim sanırım. :-) Sonunda maceralı bir arayıştan sonra, kalacağım oteli bulup, eşyaları oraya bıraktık.

Nurşen beni Dost Kitabevi'ne bırakıp, giyinmeye gitti. Ben Dost Kitabevi'nde vaktimi sıkılmadan geçirdim. Kitapların arasında tam kaybolacaktım ki, Nurşen'in geliş saatinin yaklaştığını farkedip, bir çay içmek için yakındaki bir yere attım kendimi. Nurşen geldikten sonra beraber tiyatro'ya doğru yola çıktık. Tiyatronun çok yakınındaki, Mudurnu'ya girdik önce. Burada Nurşen'in ablası ve bir başka işitme engelli arkadaş Bülent ile tanıştım. Burada biraz oyalandıktan sonra, tiyatroya geçtik. Henüz pek kalabalık değildi. Bir ara prova yapılan sahnenin oraya girdik ve sergilenecek oyunun senaristi, bir başka işitme engelli arkadaş Okan ile de tanışmış oldum böylece.

Oyunun saati yaklaştıkça gelenler artıyordu. Öncelikle, Okan'ın ev arkadaşı Yalçın ile tanıştık. Oyun süresince ve sonrasında bana yoldaş oldu. Sonra, diğer bir işitme engelli arkadaş Sevda ile. Ve tabii ki, Engelsiz ODTÜ koordinatorü Claire Özel ile. Tiyatroda yerlerimize yerleştikten sonra, sağımda Yalçın, solumda da daha önce ismini Nurşen'den çok duyduğum Berna oturuyordu. Berna ile işitme kaybımımız açısından bazı benzerliklerimiz varmış. İkimizinde kaybı 9 yaşlarında başlamış ve zamanla artmış. Kısa bir sohbetten sonra oyun başladı.

Oyunu çok iyi buldum. Ufak tefek aksaklıklara rağmen, profesyonel bir havası vardı. Çok iyi çalışılmıştı. Duyan, duymayan; işaret dili bilen, bilmeyen herkesin anlayabileceği bir anlatım yöntemi tutturmuşlardı. Konusu da klasik olsa da, hoş esprilerle ve bazı ince ayrıntılarla donatılmıştı ve böylece orijinal bir hava yakalanmıştı.

Bu güzel gün Okan'ın evinde yaptığımız ufak bir kutlama ile sona erdi. Başta Nurşen ve Okan olmak üzere, bu güzel gün için herkese tekrar teşekkür ediyorum.

2 yorum:

Ironik trajikomik dedi ki...

beğenebildiğine sevindim. Rica ederim :P

Adsız dedi ki...

Tanışmamız oldukça maceralıydı... Ama maceraya değdi :)